27 Ağustos 2015 Perşembe

Gölge etmeyin başka ihsan istemez...

Uzunca bir aradan sonra yeniden yazmaya karar vermiştim nerden başlasam bilmiyordum. Özlemini yaşadığım beklediğim mucize şükür ki dahil olmuştu hayatıma. Bununla birlikte aynı zamanda hiç ihtimal etmediğim asla olmayacak gözüyle baktığım bir durumla kalakalmıştım. Birini veren Rabbim diğerini almıştı. Neylerse güzel eyler dedim, kabul ettim. Anneliğin vermiş olduğu güçlü olmak korkusuz olmak zorundasın baskısı ise güçlüydüm. Güçlü görünmek zorunda bırakılmıştım. Zayıf görünmeye yoruldum demeye hakkım yoktu sanki yorulamazdım. Bu süreçte idare edilmeyi beklemedim bile idare etmesem yeterdi sanki bana . Ama  olmadı büyük küçük herkesi her şeyi idare etmek zorundaydım. Çevremdeki herkes empati kurmaktan uzak bencilce kendi durumlarını düşünüyor pervasızca konuşuyorlardı. Oysa beni  benim gibi bir durumu yaşamayan anlayamazdı. Anlamalarını da beklememiştim. Biraz sessiz olsalardı, onlar konuştukça suskun çığlıklar yetiştirmiştim yüreğimde. Canlarının  yandığını düşünen herkes canımın nasıl yandığını tahmin bile edemezdi. Tertemiz günahsız bir mucizeydi kollarımdaki tekrar yaşamak istediğimde yaşamayacağım anlarım çalındı avuçlarımın içinden sormadılar alırken herkes hissettiği duyguyu savurdu etrafına kimi öfkeli kimi şaşkın kimi kızgın galiba içlerinde sadece ben kırgındım. Kırgınlığım zamanla yerini kızgınlığa bıraktı, kızgınlığım ise kendini bir boşluğa şöyle dönüp bakıyorum da geçmiş zaman benden neler çaldı ve bana neler kattı. Şimdi gerçekten güçlüyüm zorunda olduklarım yüzünden değil.
   Birinin hayatına verebileceğiniz zarar en fazla ne kadar olabilir ki üstelik bu sevdiğiniz biriyse,düşünemiyorum. Aklımın, vicdanımın, merhametimin ve insanlığımın kabul etmeyeceği şeyler yaşanmıştı. Yaşıyordum tamda ortasındaydım benimle birlikte bir kişi daha yaşıyordu.
Her şeyden habersiz  korunmaya muhtaç bir kişi, Kızım. O bu hayatta yaşadıklarımın teselli ikramiyesiydi. Her baktığımda hayatıma anlam katan bir kez olsun pişmanlık yaşamadan yolumda ilerlememi sağlayan yol  arkadaşımdı o. Binlerce şükür seni nasip edene.
  Ve siz kötü günlerinde sevdiklerinizin yanında olduğunuzu zannederken yanılıyorsunuz. Siz henüz aynada bile kendini tanımazken sevdikleriniz üzgünken ne ister nerden bilirsiniz. Birisi ağlarken bazen sadece sarılmak ister. Karşı tarafa savuracağınız küfürler beddualar dindirmez sevdiğinizin göz yaşını. Yanında olduğunuzu hissetmek ister lafta değil, gerçekten yanında olduğunuzu hissetmek ister.
    Bu nedenle derim ki birini ya gerçekten sevin ya da sizinle ilgili hayaller kurmasına müsaade etmeyin. Sevdiklerinizin canlarını yakmayın canları acıdığında, mutsuz olduklarında  yanlarında olmasanız da karşılarında olmayın. Beceremiyor musunuz arkadaş seviyorum, seni düşünüyorum, sana üzülüyorum diye palavralar atmayın.

Mutlaka bir gün

Ve bir gün terk eder herkes sevdiğim dediğini,
Ya ruhen ya bedenen ya mantıken ya da ebediyen.
Yine bir gün terkedilenledir herkes,
Ya mahçup ya suçlu ya borçlu ya da zavallı kendini hala alacaklı zanneden.

19 Şubat 2015 Perşembe

Sadece Merak Ediyorum!

Ne olur da insan unutur her şeyi,
Ya da ne olması gereklidir ki
Kalbi atmadan yaşıyor olmak,
Gözlerinde  yaş olmadan ağlamak,
Yüzünde tebessüm olmadan kahkahalar atmak,
Sessizlikte sesini duyuramamak,
Nasıl güçtür rol yapmak gerçeği yaşayamamak.

Sınırlar sinirimi bozdu!





Doğumla beraber başladığımız yaşamımızın  eksi ve artıları kişiliğimizin oluşumunu etkilemekte olup sadece bize özel olan herkesten farklı kılan bir birey haline gelmemizi sağlar.Bireylerin  ilişki seviyelerini  kişiliklere göre kişilerin karakteristik yapıları, hayata bakışları, değişmezleri, sınırları, ihlal edilebilecek bölgeleri belirlemektedir.Çizgilerim, değişmez kurallarım olmadı hiç.Bunun farkında olanlar sorumsuzca zorluyorlar beni.Kararlarımı verirken etkilemeye çalışmakla kalmayıp kendilerine ait olanları uygulamamı bekliyorlar.Bir taraftan olması gerekenleri söylediklerini düşünürken bir taraftanda olmaması gerekenler oluyor istemeden.Bazı zamanlarda kimsenin kimseyi üzülerek üzebileceğini düşünmüyorum.Dokunulmazlıklarımın  olmasını, değişmeyenlerimin olmasını  ve  bunların olabilmesi için hayatıma "hayır" kelimesini dahil etmeliyim.Acilen insanları özel yapan karakteristik yapısını belirleyen olmazsa sıradanlaştığınız sınırlardan edinmeliyim.
  Sıradan olmamak için sınırlar çizmeliyim kimsenin geçemeyeceği olaganüstü haller dışında hirbirşeyin değiştiremeyeceği sınırlar.Yoksa sınırsız insanlar gibi insanların sınırlarını zorlayarak sinirini bozabilirim.Onları üzebilirim.
   Sınırlar  edinmek değil aslında derdim "Sınırda kalmayı bilmek"tir.

Korkarım




Kimsenin görmediğini düşünen,
Şikayet eden, şükretmeyen,
Zulüm eden, merhamet etmeyen,
Maske ile gezen
Sevmekten haberi olmadan sevilmeden yol alan
Kul olmaktan korkarım.