28 Nisan 2012 Cumartesi

Hoşgeldin diyebilmek .

Herşey mükemmel olmasa da mükemmele yakın olsun istiyorum.   Elbette kontrolün tamamen bizde olmadığının farkındayım.  Endişelerimizin, korkularımızın düşündüğümüz gibi olmaması için dua ediyorum.Hergün en az bir , hatta şu sıralar günde birden fazla geliyorsun aklıma.Bunun nedenini bilmiyorum ama daha çok özlüyorum seni.Detayları düşünmüyorum artık.Arada hayal kırıklıkları yaşıyorum, bu durum seni daha da özel kılıyor.Bekleyişimizi daha farklı kılıyor.Haksızlık kelimesini bu aralar çok kullanıyorum.İsyan olarak değil ama istiyorum sabırsızlanıyorum.Aklıma geldiğin anı anlatamam tarif edemem edemeyeceğim, artık  yaşamak istiyorum o anı hissetmek istiyorum.Eskiden emin değildim yetebilirmiyim diye düşünürdüm ama artık eminim.Hazırım seni bekliyorum.Daha bir duygusalım şu aralar gözlerimde musluk var sanki hep ağlamak istiyorlar, sinir bozucu şuanda ağlıyorlar.Henüz sen bedenimde değilken bile "annelik hüznü" ile tanıştım galiba.Sen gel ve bütün hormanlarım alt üst olsun.Sana hoşgeldin diyeceğimiz günü sabırla bekliyorum.Bu sana yazdığım ilk yazı henüz sen yoksun.İnanıyorum ve Rabbim nasip etsin diye dua ediyorum.Senin hayatımıza dahil olacağın günü sabırla bekliyorum.Annen:)

18 Nisan 2012 Çarşamba

Bir Şey Biliyorum

Bir şey biliyorum,
Sıkıldığımda ve her gözümü kapattığımda görüyorum,
Kızgınlığımda gitmek istiyorum
Bunaldığımda ve çaresiz kaldığımda
Ruhum yorulduğunda, yerdeyken kaldırılmaya ihtiyaç duyduğumda
Çalıyorum o kapıyı,
Tamamen terketmiyorum
Ama arada unutuyorum  yapmam gerekenleri sanki,
Yardım istiyorum tekrar
Sadece orada bulurken huzuru
Neden diye kızıyorum kendime defalarca,
Huzur bulmak için çaresiz kalmak mı gerek diye düşünürken,
Acizliğim geliyor aklıma,
Yeniden teslim oluyorum,
Yeniden layık olmaya söz veriyorum,
Bu defa başarmak istiyorum.
Çünkü hiç bir şeyde bulamadığım huzuru ve güveni ancak böyle yaşayabiliyorum.




8 Nisan 2012 Pazar

Hayat çok kısa


Dünyadaki tüm güzellikler için şükrederim.Arada şikayetlerim olmuyor değil ama yine de şükrederim.Güne iyi başlamadığım zamanlarda olur elbette ,ama yaşamaktan vazgeçtiğim olmadı hiç.Vazgeçmekle kastım boşvermişlik ve hayattan zevk almadan öleceği günü bekleyerek  yaşamaktır.Hiç bir zaman " Allah canımı alsada kurtulsam" demedim dilde belki ölesine söylemiş olabilirim tam hatırlamıyorum ama  gönlüm hiç vazgeçmedi yaşamaktan.Ölünce çok üzüleceğim :) Her yeni güne başlarken birileri "çok şükür bugünde sabaha uyandım" derken birileri de "neden hala yaşıyorum" diyor isyan etmeye devam ediyor.“İnsan doğunca kulağına ezan okunur, öldüğünde ise namazı kılınır. İşte o ezan insan öldüğünde kılınan namazın ezanıdır. Hayat bu kadar kısadır".Kulağınıza ezanın okunduğu an ile namazınızın kılındığı an arasındaki zaman bazen bize geçmiyormuş gibi gelsede anlam veremediğimiz şekilde hızlı geçmiştir..Bu nedenle hayattan zevk almayı bilmeli, yaşamayı sevmeli insan.Günümüzdeki sorunlar, insanın bireysel yaşamış olduğu sorunlar, stres, çaresizlik, zaman zaman umutsuzluğu ve boşvermişliği beraberinde getirerek "ölmek istiyorum" cümlesini kuran insan sayısının artışına sebep olmuştur.Genelde herkes zaman zaman dilde ölmek ister ama ölümle burunburuna geldiğinde vazgeçen sayısı daha fazladır.İyikide fazladır, herşeye rağmen yaşamak istediğinin farkına varmaktadır insan bu nedenle vazgeçin.Aslında yaşamak isteyenler söylenipte zehir etmeyin hayatı ölmek istemiyorsanız yaşayın....Zaten çok az zamanımız var dertlenip isyan edip zamanı boşa harcamayın.Unutmayın size ayrılan sürenin sonuna geldiğinizde herşey için çok geç olabilir...