23 Kasım 2012 Cuma
13 Ağustos 2012 Pazartesi
Haset etme sabret :)
Nasıl sahip olduğumu bilemezsiniz,
Konuşmak için yıllarca sustum,
Yemek için uzun süre aç kaldım,
Mutluluk için emek verdim sabrettim ve Allah 'a sığındım.
Konuşmak için yıllarca sustum,
Yemek için uzun süre aç kaldım,
Mutluluk için emek verdim sabrettim ve Allah 'a sığındım.
Mutluluğun, huzurun, hayatında olmadığını düşünen insanlar, ya yarım kalan hayatlar üzerine kurulmaya çalışır yada var olduğu sanılan hayatı tamamlanmadan parçalayarak tamamlamaya çalışır.Başarılı olmayacağını bilen kişinin haset duygusu korkutur beni.Hayatla olan yarışta azmin karıştırıldığı bu duygu oldukça tehlikelidir.Bu yarışta "neden o ben değil", "ben hakediyorum", "ben bunu haketmiyorum" gibi benlik içiren cümleler önce gelmektedir.Dışarıdan baktığında sonuç olarak hangi noktada olduğun görülür ama o noktaya nasıl vardığın görülmez.Birbirimizin hayatlarını içten içe sorgulamak bulunduğumuz noktadan şikayetçi olduğumuzu alçak sesle söylemektir.Allahın bizi görmek istediği nasip ettiği yerde olmaktan şikayet etmek yerine sabretmeliyiz.Gerçekleşmesini istediklerimize yaklaşmak ve sahip olmak için sabretmeye, şükretmeye en önemlisi dua etmeye nedersiniz?
Klinik Psikolog Neslihan ARICI'dan Paylaşımlar...: DUR....
Klinik Psikolog Neslihan ARICI'dan Paylaşımlar...: DUR....: Durma evresi şimdi Ve anmamaya başladı zaman beni Kayıp gitme zamanı şimdi Ve uzaklardan sessizlik çağırdı beni … Sessizlik birden bildi...
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Mutluluk...
Yine öyle zannettim sanırım,
Beklenilen gün gelmiyor diye sabırsızlanırken,
Gün geldiğinde şikayet etmek ayrılmanın verdiği hüzünden sebeptir.
Meğer ayrılık vakti gelmiş,
Tüm ayrılıkların kapısı mutluluklara açılsın,
Saniyelere neler sığdırmışız dün.
Saşkınlıkla geçti gözümün önünden tüm yaşananlar,
İnsanın mutlu olduğu an ne kadar çabuk sona eriyor
Uyandığımda anladım
Mutluluğun saniyelerle sınırlı olduğu dünyada mutluğunuz daim olsun.
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Yoruldum.
Hatırlamaktan, yeni tanıştığımm herhangi birinin soracağı malum soruya maruz kalmaktan,düşünülmesi konuşulması gereken o kadar çok şey varken konuşulmaktan, gündem olmaktan,özlemekten,kesin katı ve acıtan yargılarla karşı karşıya kalmaktan, defalarca ama defalarca istemekten, sorumluluklardan, kısmet olmayışından, vardır bir hayır diyerek kendi kendime yeni umutlar oluşturmaktan,Vazgeçmekten, yeniden başlamaktan çok ama çok yoruldum.
3 Mayıs 2012 Perşembe
28 Nisan 2012 Cumartesi
Hoşgeldin diyebilmek .
Herşey mükemmel olmasa da mükemmele yakın olsun istiyorum. Elbette kontrolün tamamen bizde olmadığının farkındayım. Endişelerimizin, korkularımızın düşündüğümüz gibi olmaması için dua ediyorum.Hergün en az bir , hatta şu sıralar günde birden fazla geliyorsun aklıma.Bunun nedenini bilmiyorum ama daha çok özlüyorum seni.Detayları düşünmüyorum artık.Arada hayal kırıklıkları yaşıyorum, bu durum seni daha da özel kılıyor.Bekleyişimizi daha farklı kılıyor.Haksızlık kelimesini bu aralar çok kullanıyorum.İsyan olarak değil ama istiyorum sabırsızlanıyorum.Aklıma geldiğin anı anlatamam tarif edemem edemeyeceğim, artık yaşamak istiyorum o anı hissetmek istiyorum.Eskiden emin değildim yetebilirmiyim diye düşünürdüm ama artık eminim.Hazırım seni bekliyorum.Daha bir duygusalım şu aralar gözlerimde musluk var sanki hep ağlamak istiyorlar, sinir bozucu şuanda ağlıyorlar.Henüz sen bedenimde değilken bile "annelik hüznü" ile tanıştım galiba.Sen gel ve bütün hormanlarım alt üst olsun.Sana hoşgeldin diyeceğimiz günü sabırla bekliyorum.Bu sana yazdığım ilk yazı henüz sen yoksun.İnanıyorum ve Rabbim nasip etsin diye dua ediyorum.Senin hayatımıza dahil olacağın günü sabırla bekliyorum.Annen:)18 Nisan 2012 Çarşamba
Bir Şey Biliyorum
Bir şey biliyorum,
Sıkıldığımda ve her gözümü kapattığımda görüyorum,
Kızgınlığımda gitmek istiyorum
Bunaldığımda ve çaresiz kaldığımda
Ruhum yorulduğunda, yerdeyken kaldırılmaya ihtiyaç duyduğumda
Çalıyorum o kapıyı,
Tamamen terketmiyorum
Ama arada unutuyorum yapmam gerekenleri sanki,
Yardım istiyorum tekrar
Sadece orada bulurken huzuru
Neden diye kızıyorum kendime defalarca,
Huzur bulmak için çaresiz kalmak mı gerek diye düşünürken,
Acizliğim geliyor aklıma,
Yeniden teslim oluyorum,
Yeniden layık olmaya söz veriyorum,
Bu defa başarmak istiyorum.
Çünkü hiç bir şeyde bulamadığım huzuru ve güveni ancak böyle yaşayabiliyorum.
Sıkıldığımda ve her gözümü kapattığımda görüyorum,
Kızgınlığımda gitmek istiyorum
Bunaldığımda ve çaresiz kaldığımda
Ruhum yorulduğunda, yerdeyken kaldırılmaya ihtiyaç duyduğumda
Çalıyorum o kapıyı,
Tamamen terketmiyorum
Ama arada unutuyorum yapmam gerekenleri sanki,
Yardım istiyorum tekrar
Sadece orada bulurken huzuru
Neden diye kızıyorum kendime defalarca,
Huzur bulmak için çaresiz kalmak mı gerek diye düşünürken,
Acizliğim geliyor aklıma,
Yeniden teslim oluyorum,
Yeniden layık olmaya söz veriyorum,
Bu defa başarmak istiyorum.
Çünkü hiç bir şeyde bulamadığım huzuru ve güveni ancak böyle yaşayabiliyorum.
8 Nisan 2012 Pazar
Hayat çok kısa
Dünyadaki tüm güzellikler için
şükrederim.Arada şikayetlerim olmuyor değil ama yine de şükrederim.Güne iyi
başlamadığım zamanlarda olur elbette ,ama yaşamaktan vazgeçtiğim olmadı
hiç.Vazgeçmekle kastım boşvermişlik ve hayattan zevk almadan öleceği günü bekleyerek yaşamaktır.Hiç bir zaman " Allah canımı
alsada kurtulsam" demedim dilde belki ölesine söylemiş olabilirim tam
hatırlamıyorum ama gönlüm hiç vazgeçmedi
yaşamaktan.Ölünce çok üzüleceğim :) Her yeni güne başlarken birileri "çok
şükür bugünde sabaha uyandım" derken birileri de "neden hala
yaşıyorum" diyor isyan etmeye devam ediyor.“İnsan doğunca kulağına ezan
okunur, öldüğünde ise namazı kılınır. İşte o ezan insan öldüğünde kılınan
namazın ezanıdır. Hayat bu kadar kısadır".Kulağınıza ezanın okunduğu an
ile namazınızın kılındığı an arasındaki zaman bazen bize geçmiyormuş gibi
gelsede anlam veremediğimiz şekilde hızlı geçmiştir..Bu nedenle hayattan zevk
almayı bilmeli, yaşamayı sevmeli insan.Günümüzdeki sorunlar, insanın bireysel
yaşamış olduğu sorunlar, stres, çaresizlik, zaman zaman umutsuzluğu ve
boşvermişliği beraberinde getirerek "ölmek istiyorum" cümlesini kuran
insan sayısının artışına sebep olmuştur.Genelde herkes zaman zaman dilde ölmek
ister ama ölümle burunburuna geldiğinde vazgeçen sayısı daha fazladır.İyikide
fazladır, herşeye rağmen yaşamak istediğinin farkına varmaktadır insan bu
nedenle vazgeçin.Aslında yaşamak isteyenler söylenipte zehir etmeyin hayatı
ölmek istemiyorsanız yaşayın....Zaten çok az zamanımız var dertlenip isyan edip
zamanı boşa harcamayın.Unutmayın size ayrılan sürenin sonuna geldiğinizde
herşey için çok geç olabilir...
28 Mart 2012 Çarşamba
Bahar geldi
Bahar cıvıl cıvıl, neşe ile umut ile yeni başlangıçlar ve hayırlı bitişler ile gelsin.Bahar herkesin hayatına uğrasın.Sonsuza kadar kalmayacak biliyorum ama sonunda hep yazı getirsin.İnşallah.
6 Mart 2012 Salı
Yaşa
Sus ve dinle,
Bulunduğun ortamda sessizliği sağlamaya çalış.
Gözlerini kapat ve düşün.
Vazgeçtim sadece gözlerini kapat ve hiç birşey düşünme.
Bırak hayatı uğraşma onunla,
Bir kerede düşünme
Beş dakikanı kendine ayır
Mükemmel olamazsın bunun için boşuna koşuşturma.
Kendini yorma,
Şimdiyi yaşa...
Bulunduğun ortamda sessizliği sağlamaya çalış.
Gözlerini kapat ve düşün.
Vazgeçtim sadece gözlerini kapat ve hiç birşey düşünme.
Bırak hayatı uğraşma onunla,
Bir kerede düşünme
Beş dakikanı kendine ayır
Mükemmel olamazsın bunun için boşuna koşuşturma.
Kendini yorma,
Şimdiyi yaşa...
24 Şubat 2012 Cuma
Gitmek mi zor Kalmak mı?Ayrı ayrı bir gidene sormalı bir de kalana
Bazen giden olmak zor, kalmak gitmekten daha da zor ben ce......
20 Şubat 2012 Pazartesi
Ne istiyorsun kendinden?
Neden?
Niye diye sormamalı insan kendine
Sebep aramamalı herşey de
Tekdüze yaşamalı bazen
Sıradanlık mutlu edecekse
Sıradan olmalı
Özel olmak yoruyorsa özenmemeli
Rastgele yaşamalı hayatı
Denizdeki dalgaları yönetemezsiniz
Dalgalar korkutuyorsa
Beklemeli, sabredilmeli
Ya da korkuların üzerine gidilmeli
Önce sen kendinden ne istiyorsun
Onu bul ve sonra iste...
Sonra...
Sonrasını sadece yaşa...
Niye diye sormamalı insan kendine
Sebep aramamalı herşey de
Tekdüze yaşamalı bazen
Sıradanlık mutlu edecekse
Sıradan olmalı
Özel olmak yoruyorsa özenmemeli
Rastgele yaşamalı hayatı
Denizdeki dalgaları yönetemezsiniz
Dalgalar korkutuyorsa
Beklemeli, sabredilmeli
Ya da korkuların üzerine gidilmeli
Önce sen kendinden ne istiyorsun
Onu bul ve sonra iste...
Sonra...
Sonrasını sadece yaşa...
16 Şubat 2012 Perşembe
Şikayet etmeyelim
Başkalarına imrenirken,onların yerinde olmak isterken birilerinin de sizin yerinizde olmak istediğini unutmayın.Herkes zaman zaman anlıkta olsa birileriyle yer değişmek isteyebilir.Ancak gerçekten değiştirebilme söz konusu olursa eminim kimse değiştirmek istemeyecektir.Elinizdekilerle yetinin demiyorum elinizdekilerin kıymetini bilin.Şikayet etmeden yaşamaya devam edin.Çünkü tam da olmanız gereken yerdesin.
14 Şubat 2012 Salı
Gerçekten sevelim...
11 Şubat 2012 Cumartesi
Kartpostal?
Hafta başında Ptt kargo bölümüne bir gönderi bırakmak için gittim.Vezneye yaklaştığımda yan bölümde duran kartlar dikkatimi çekmişti.Sormadan sessizce yaklaşmıştım.Ve kontrol etmeye başladım.Bir anda bu kontrol 10-13 yaşındaki zamanları hatırlamama sebep oldu.O yaşlarda çok sevdiğim arkasına yazarken duygularımın sığmayacağı kadar çok küçük diyerek sitem ettiğim "kartpostal"lardan başka bir şey değildi. Daha çok nedenini bilmediğim bir halde soğuk kış günlerinde kart atmak gerekir diye düşünürdüm.Ve en çok kışın satın alırdım.Okul etkinliklerinde de kullandığımız kartpostalları okul çıkışlarında kırtasiyeye gider epeyce uzunca bir süre taki kırtasiyeci amca azarlayana dek seçmekte zorlanırdım.Hepsine bakmak isteyen hepsini beğenen ama sadece bir tane alabileceğimi bilen ben üzülerek parayı vererek içinden bir tane beğenerek alıp ayrılırdım ordan.Ertesi gün alacağım kartpostal'ı belirlemiştim çıkarken şimdi kartpostalı alacak parayı kimden alacağımı düşünmekteydi sıra.Sürekli kırtasiyeye yaptığım lüzumsuz harcamalardan bahseden annemden isteyemezdim tabiki.O aldığım kartları ve zarfları lüzumsuz bulur benim ne kadar mutlu olduğumdan habersiz kızardı.Çocukça bir yaklaşım ile babamı ikna etmiştim .Çocukça bir sevinçle geçirdim o geceyi, üstelik bir değil babamın verdiği parayla iki tane alabilecektim.Tüm bunları kısa olarak gözümün önünden geçirdim.Kartları kontrol ederken farkında değildim, işlemim bitmiş veznedeki görevli çok beğendiğimi fark etmiş olmalı ki " hanımefendi kartlar ücretsiz istediğiniz kadar alabilirsiniz" dedi.Ya ücretsiz olmasına şaşırmış olmalıyım o an ya da görevlinin neler düşündüğümü anlamış olmasından çekinmiş olmalıyım ki acele bir şekilde "teşekkür ederim" diyerek red ettim ve çıktım.Uğradığım hayal kırıklığını anlatamam size ücretli olmasını istemişti gönlüm sanki çünkü benim için çok değerli bir şeydi bedeli olmalıydı.Neden almadım dedim kendi kendime sonra neden diye soruyor musun birde neden olacak kart alıp ne yapacaksın, ne yazacaksın. kime atacaksın.Her şey zamanında güzeldir der yaşlılar.Hangi sebep bana çocukluğumdaki o özel anı hissettirebilirdi.Teknolojiyi büyük yenilikler yaptı artık elektronik kartlar var:) ne kadar üzülüyorum yeni nesile e-posta olarak attığınız e-kartlar benim kartpostallarım kadar hiç bir zaman özel olamayacak.Kartpostala yetişen nesil şimdi size soruyorum.Haksız mıyım?
1 Şubat 2012 Çarşamba
Geç Kalmış Bir Kar'ın Ardından
Çok uzun zaman olmuştu İstanbul'da böyle bir kar görmeyeli.Bu gün yurdumuzda yerini yağmura bırakacağı bilgisi verildi.Üzgünüm, umarım öyle olmaz her ne kadar zorluklar çeksemde güzel şeyler yaşatır ve hatırlatır kar yağışı bana.Nelermi yaşadım; yürümeyi unuttuğum şu günlerce epeyce yürüdüm keyifle.Güneş açtığında sevindim, tekrar kar yağacak diye.Çocukluğuma dönmüştüm.Araçların azalması, soğuktan burnumun direğinin sızlaması, bazı gerçekleri ve bazı yalanları hatırlatmıştı.Nelere sahip olduğumu tekrar hatırlamıştım.Ve binlerce kez şükrettim.Kar'ı keyif olarak yaşayamayabilirdim.Evim soğuk olsaydı,ayakkabım su alsaydı, pişirecek bir tas çorbam olmasaydı aynı şekilde zevk alırmıydım . Şükürler olsun yarabbim.
19 Ocak 2012 Perşembe
Rengarenk
Yeni başlangıçlar yapmış olduğumu duyurmak için değil, bu defa bende yeni bir başlangıç olmasını istediğim için yazıyorum.Rengarenk hayatım şu sıralar, çoğunlukla koyu renkler hakim siyah ile korkuyor, beyaz ile aydınlanıyor,gride ise kafam karışır oluyor.Çok renkli olsun istedim hayatım, bunu isterken sadece istediğim renkler olsun diye düşünmemiştim.Farkında olmadan sevdiklerimin sevdiği, istediği renkleri çıkarmışım hayatımdan ben sevmiyorum diye.Çok üzülerek öğrendim bunları , karşısında durduğum, yanlış bulduğum , yan yana kullanılmaması gereken renkler kullanmışım, aykırılık olsun diye.Bu aykırılık uyumlu uyumsuz renkleri birbirinden ayıracaktı.Kim renk olmadan devam etmek isterdi.Ben istemezdim.Hayatımı çok renkli sanarken çok az renk kaldığını öğrenmem harekete geçirdi beni.Kalan renklerimle kırmızıyı sarıyla karıştırarak turuncuyu, sarıyı maviyle karıştırarak yeşili, maviyi kırmızı ile karıştırarak moru elde etmeye hayatımızı yeniden renklendirmeye çalışacağız.Tüm renkler sizinle olsun...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







